Karadeniz mutfağının o kendine has, altın sarısı rengiyle iştah açan ve fırından çıktığı andaki kokusuyla evi saran en özel lezzetlerinden birine hazır mısınız? Mısır ekmeği, sadece bir eşlikçi değil; yanına bir parça süzme yoğurt, bir dilim tulum peyniri veya dumanı üstünde bir karalahana çorbası geldiğinde başlı başına bir ziyafettir. Modern mutfaklarda unuttuğumuz o geleneksel dokuyu, dışı çıtır içi ise ağızda dağılan o eşsiz kıvamı evinizde yakalamak sanıldığı kadar zor değil.
Bu yazıda, mısır ununun o doğal ve hafif pütürlü yapısını bozmadan, damaklarda iz bırakacak tam kıvamında bir mısır ekmeği yolculuğuna çıkacağız. Hazırsanız, mutfağınıza Anadolu’nun sıcaklığını taşıyacak o meşhur tarife geçelim.
Hazırlık Bilgileri
Mısır ekmeği sabır ve doğru malzeme dengesi ister. İşte başlamadan önce bilmeniz gerekenler:
- Hazırlama Süresi: 15 Dakika
- Pişirme Süresi: 40 – 45 Dakika
- Kaç Kişilik: 6-8 Kişilik
- Zorluk Derecesi: Kolay / Orta
Detaylı Malzeme Listesi
Malzemelerin oda sıcaklığında olması, hamurun daha iyi bütünleşmesini sağlar.
- Mısır Unu: 4 su bardağı (Mümkünse taş değirmende çekilmiş, taze un)
- Buğday Unu: 3 yemek kaşığı (Ekmeğin çok fazla dağılmasını önlemek, tutuculuk sağlamak için)
- Sıcak Su: 2 – 2,5 su bardağı (Kaynar değil, ancak el yakacak sıcaklıkta olmalı)
- Sıvı Yağ: Yarım su bardağı (Zeytinyağı tercihen lezzeti artırır)
- Toz Şeker: 1 tatlı kaşığı (Mısırın doğal tadını ön plana çıkarır)
- Tuz: 1 tatlı kaşığı
- Kabartma Tozu: 1 paket (Geleneksel tariflerde karbonat da tercih edilebilir)
- Süt veya Yoğurt Suyu: Yarım çay bardağı (İçinin daha nemli kalması için opsiyonel)
Adım Adım Yapılışı
- Kuru Malzemelerin Hazırlanması: Geniş bir karıştırma kabına mısır ununu, buğday ununu, tuzu, şekeri ve kabartma tozunu alın. Tüm bu kuru malzemeleri bir çırpma teli yardımıyla homojen hale gelene kadar karıştırın. Ortasını havuz gibi açın.
- Sıvılarla Buluşma: Açtığınız havuzun ortasına sıvı yağı ve varsa sütü ekleyin. Ardından sıcak suyu azar azar dökmeye başlayın.
- Yoğurma Aşaması: Bir tahta kaşık yardımıyla karışımı toparlayın. Mısır ekmeği hamuru, klasik ekmek hamuru gibi kulak memesi kıvamında olmaz; daha çok koyu bir kek kıvamında, ele yapışan ama akışkan olmayan bir yapıda olmalıdır. Suyu eklerken hamurun kıvamını kontrol edin; un suyu çektikçe kıvam koyulaşacaktır.
- Form Verme: Pişireceğiniz fırın kabını (borcam veya döküm tava idealdir) bolca tereyağı veya sıvı yağ ile yağlayın. Üzerine çok az mısır unu serpiştirin; bu, alt tabanın ekstra çıtır olmasını sağlar.
- Tepsiye Yayma: Hazırladığınız harcı kaba boşaltın ve üzerini bir spatula veya ıslattığınız elinizle düzeltin. İsteğe bağlı olarak üzerine bıçakla kare dilimler çizebilirsiniz.
- Pişirme: Önceden ısıtılmış 190°C fırında, üzeri iyice kızarıp çatlayana kadar yaklaşık 40-45 dakika pişirin. Fırın tipine göre süre değişebilir, bu yüzden kontrollü olmanızda fayda var.
Ustalık Tüyoları
- Su Sıcaklığı: Suyun soğuk olması hamurun toparlanmasını zorlaştırır, çok kaynar olması ise mısır ununu “haşlar”. İdeal olan, elinizi hafifçe ısıran sıcaklıktır.
- Dinlendirme: Fırından çıkan ekmeği hemen dilimlemeyin. Üzerini temiz bir mutfak beziyle örtüp en az 20-30 dakika dinlendirirseniz, içindeki nem dengelenir ve dağılmadan dilimlenir.
- Çıtırlık Sırrı: Eğer alt tabanın daha çıtır olmasını istiyorsanız, fırın kabı olarak döküm bir tava kullanın ve tavayı fırında ısıttıktan sonra hamuru içine dökün.
Mısır ekmeği fırından çıktığında, üzerine örteceğiniz temiz bir bezle kendi buharında demlenmeye bırakılması gereken nadide bir lezzettir. Bu bekleme süresi, ekmeğin o kendine has yapısının oturmasını sağlar. Sofraya geldiğinde ise sadece mideyi değil, ruhu da doyuran bir hikaye anlatır. Eğer ekmeğiniz ertesi güne kalırsa sakın üzülmeyin; çünkü mısır ekmeği bekledikçe lezzetlenen ender yiyeceklerdendir. Hatta bayatlamaya başlayan parçaları bir tavada tereyağı ile hafifçe çevirip üzerine peynir eriterek harika bir kahvaltılık yaratabilirsiniz.
Karadeniz mutfağının bu vazgeçilmez öğesi, aslında bize az malzemeyle ne kadar büyük bir zenginlik yaratılabileceğini öğretir. Un, su ve tuzun birleşimi; sabır ve doğru ısıyla buluştuğunda ortaya çıkan bu muazzam sonuç, emeğin en somut karşılığıdır. Misafirlerinize sunduğunuz bir dilim mısır ekmeği, onlara gösterdiğiniz özenin ve geleneksel değerlere verdiğiniz önemin bir nişanesidir. Her lokmada mısır tarlalarının kokusunu, değirmen taşının sesini ve o eski, kalabalık yer sofralarının neşesini hissetmeniz dileğiyle. Mutfağınızda bu geleneği yaşattığınız için kendinizle gurur duyabilirsiniz. Ellerinize sağlık, sofranızdan huzur ve bereket, tabağınızdan bu altın sarısı lezzet hiç eksik olmasın.
Bu tarifi beğendiyseniz arkadaşlarınızla paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın!
Diğer tariflerimiz için sitemizi takip edin!

