Kahvaltılıklar

Karadeniz’den Hakiki Muhlama Tarifi

Muhlama Tarifi

Karadeniz’in o meşhur yaylalarından sofranıza uzanan, uzadıkça iştah kabartan, kokusuyla evi saran en özel lezzetlerden birine hazır mısınız? Muhlama (ya da bazı yörelerdeki adıyla kuymak), sadece bir kahvaltılık değil, Karadeniz insanının misafirperverliğini ve doğallığını simgeleyen bir seremoni gibidir. Bakır sahanda cızırdayan tereyağının kokusu, mısır ununun o kendine has dokusuyla birleştiğinde ortaya çıkan bu eşsiz lezzet, doğru tekniklerle yapıldığında damaklarda unutulmaz bir iz bırakır. Evinizde, tıpkı Rize’nin bir dağ köyünde yiyormuşçasına otantik ve tam kıvamında bir muhlama yapmanız aslında hiç de zor değil. İhtiyacınız olan tek şey doğru malzemeler ve biraz sabır.

Hazırlık Bilgileri

  • Hazırlama Süresi: 5 Dakika
  • Pişirme Süresi: 15 Dakika
  • Porsiyon: 2-4 Kişilik
  • Zorluk Derecesi: Orta

Detaylı Malzeme Listesi

Muhlamanın sırrı, malzemenin kalitesinde gizlidir. Mümkünse yerinden getirilmiş ürünler kullanmak lezzeti ikiye katlayacaktır.

  • Tereyağı (3 Yemek Kaşığı): Mutlaka hakiki, tuzlu veya tuzsuz yayla tereyağı olmalı. Margarin bu tarifin ruhuna aykırıdır.
  • Mısır Unu (3 Yemek Kaşığı): İnce çekilmiş, tercihen taş değirmende öğütülmüş sarı mısır unu.
  • Peynir (250 – 300 Gram): Asıl lezzet burada gizli. Kolot peyniri en idealidir. Bulamazsanız çeçil peyniri veya kaliteli bir kaşar peyniri ile karıştırılmış dil peyniri kullanabilirsiniz.
  • Su veya Süt (1.5 – 2 Su Bardağı): Geleneksel tarif su ile yapılır ancak daha yumuşak bir içim isterseniz süt de ekleyebilirsiniz. Suyun oda sıcaklığında olması yeterlidir.
  • Tuz: Peynirinizin tuz oranına göre bir tutam (Eğer peynir çok tuzluysa hiç eklemeyin).

Adım Adım Yapılışı

  1. Tereyağını Yakmadan Eritin: Varsa orta boy bir bakır sahanı, yoksa kalın tabanlı bir tavayı ocağa alın. Tereyağını tavaya koyun ve kısık ateşte fokurdayana kadar eritin. Yağın hafifçe kahverengiye dönüp o fındıksı kokuyu yaymasını bekleyin ama yakmamaya özen gösterin.
  2. Mısır Ununu Kavurun: Eriyen yağın üzerine mısır ununu ekleyin. Tahta bir kaşık yardımıyla sürekli karıştırarak kavurmaya başlayın. Unun rengi hafifçe koyulaşana ve o güzel kavrulmuş kokusu çıkana kadar bu işleme devam edin.
  3. Suyu Ekleyin: Kavrulan unun üzerine suyu yavaş yavaş ilave edin. Bu aşamada hızlıca karıştırmanız çok önemli; aksi takdirde topaklanma yapabilir. Karışım önce koyulaşacak, ardından pürüzsüz bir boza kıvamına gelecektir.
  4. Yağın Yüzeye Çıkmasını Bekleyin: Su ve un birleşip kaynamaya başladığında, ocağın altını iyice kısın. Karışım göbek atmaya başladığında, yağın hafifçe üste çıktığını göreceksiniz.
  5. Peynirle Buluşturun: Şimdi en can alıcı noktadayız. Peynirleri elinizle diderek veya küçük parçalar halinde tavanın her yerine eşit gelecek şekilde ekleyin. Peyniri ekledikten sonra çok fazla karıştırmayın; sadece peynirin yayılmasını sağlayın ve bırakın kendi ısısıyla erisin.
  6. Son Dokunuş: Peynir tamamen eriyip alttan yukarı doğru karıştırıldığında o meşhur uzama görüntüsü oluşacaktır. Muhlamanızın kenarlarından tereyağı süzülmeye başladığında ocağı kapatın.

Ustalık Tüyoları

  • Bakır Sahan Faktörü: Isıyı eşit dağıttığı ve muhlamanın altının hafifçe çıtırlaşmasını (kazınacak kısım) sağladığı için bakır tava kullanmak lezzeti belirgin şekilde artırır.
  • Peynir Seçimi: Muhlamanın uzaması “sünmesi” için peynirin yağlı ve lifli olması gerekir. Kolot peyniri bu işin şahıdır.
  • Karıştırma Yöntemi: Su eklendikten sonra çok fazla “dövmeden”, nazik hareketlerle karıştırılmalıdır. Peynir eklendikten sonra ise sadece bir kez alttan üste doğru çevirmek, peynirin liflerini koparmadan uzamasını sağlar.

Sıcak, dumanı üstünde ve altın sarısı yağıyla parlayan muhlamanız artık masanın başköşesine kurulmaya hazır. Muhlama bekletilmeye gelmeyen, yapıldığı an tüketilmesi gereken bir yemektir. Yanına taze demlenmiş tavşan kanı bir Rize çayı ve fırından yeni çıkmış çıtır bir mısır ekmeği veya köy ekmeği eklediğinizde, kendinizi bir anda Kaçkar Dağları’nın serinliğinde hissedeceksiniz. Kaşığınızı daldırdığınızda peynirin o metrelerce uzayan dokusu, sadece mideye değil göze de hitap eden bir şölendir. Bu tarif, sevdiklerinizle paylaştığınız pazar kahvaltılarını unutulmaz birer anıya dönüştürecek. Mutfağınızdan bu buram buram Anadolu kokan lezzet hiç eksik olmasın. Ellerinize sağlık ve afiyet olsun!

Bu tarifi beğendiyseniz arkadaşlarınızla paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın!

Diğer tariflerimiz için sitemizi takip edin!

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir